Anasayfa > Mide Kanseri Cerrahisi > Mide Kanseri Cerrahisi
Mide Kanseri Cerrahisi

Mide kanseri nasıl meydana gelmektedir ?

Normalde hücrelerin yenilenmesi belli bir düzen içerisinde olmaktadır. Ancak bazı durumlarda, hücre anormal bir şekilde hızla büyümeye ve çoğalmaya başlayabilir. Bu durumda TÜMÖR adı verilen bir kitle meydana gelmektedir. Bazen oluşan kitle belli bir boyuta ulaştıktan sonra büyümesini ve çoğalmasını durdurur. Bunlara iyi huylu tümörler denmektedir. Bazen de büyüme ve çoğalma kontrolsüz olarak devam eder. Bu gruptakiler genellikle kanser olarak bilinmektedir. 1 (bir) cm çapındaki kötü huylu bir tümör kitlesinin içinde yaklaşık 1 trilyon (1 000 000 000 000) kanser hücresi mevcuttur. Kanser vücutta ilk olarak midedeki bir hücreden köken alarak büyümeye başlarsa mide kanseri olarak ortaya çıkmaktadır.

 

Mide kanserinin belirtileri nelerdir ?

Maalesef %80’i uzun bir süre sessiz ve belirtisiz olarak, yani sinsi bir gelişme göstermektedir. Henüz belirti vermeden erken dönemde yakalanması çoğu zaman kontrol amaçlı yapılan incelemeler sayesinde olmaktadır. Bazen ülser veya gastrit benzeri şikayetlere neden olabilmektedir. Erken doyma, bulantı, kusma, iştahsızlık, kilo kaybı, kansızlık, karın ağrısı, kanama (gizli veya aşikar) veya yutma sırasında takılma hissi gibi yakınmalar genellikle tümör belirli bir boyuta ulaşınca ortaya çıkmaktadır.

 

Mide kanseri açısından kimler daha çok risk altındadır ?

Ailesinde 1. ve 2. derece akrabalarında, özellikle 50 yaşın altındayken mide kanseri öyküsü olanlar (genetik faktörler), bazı meslek grupları (maden, tekstil, metal endüstri, boya, kimyasal, lastik, petrol sanayii çalışanları), daha önceden midesinin bir bölümü alınmış olanlar, midesinde polip, intestinal metaplazi, atrofik gastrit gibi hücresel değişimleri olanlar, obez kişiler daha yüksek risk altındadır.

 

Tanı nasıl konulur ?

En iyi tanı yöntemi endoskopik incelemedir. Bu sayede midenin tüm iç yüzeyi görüntülenebilir ve ayrıca şüpheli alanlardan biyopsi alınabilir. Bunların dışında mide filmi, endoskopik ultrason veya bilgisayarlı tomografi gibi yöntemlerden de faydalanılabilmektedir.

 

Tedavide ne yapılmaktadır ?

Mide kanserinin öncelikli tedavisi cerrahidir. Cerrahi girişim ile midenin bir bölümü veya tamamı alınmaktadır. Midenin tümünün ya da bir kısmının alınması mide kanserinin yerleşim yeriyle ilgili bir durumdur. Ameliyat sırasında mideye komşu olan lenf bezleri de çıkarılarak mikroskobik inceleme için patoloji laboratuarına gönderilir. Midenin tamamı alındığında yemek borusu ile ince barsakların başlangıç bölümü birbirine dikilerek sindirim sistemindeki devamlılık sağlanmaktadır. Bu durumda bir süre için kişinin yemek yeme alışkanlığında ve sıklığında değişiklikler meydana gelecektir. Ancak zamanla vücut bu duruma uyum sağlayacaktır. Ameliyattan sonra radyoterapi, kemoterapi gibi ilave tedaviler bazı durumlarda uygulanabilmektedir.

 

Mide kanserinde laparoskopik cerrahi seçeneği var mıdır ?

Mide kanserinde özellikle erken evredeki hastalarda laparoskopik cerrahi uygulamaları yapılabilir. Bu ameliyat karın üzerinde yapılan 1 santimetrelik küçük kesilerden ve kamera yardımıyla gerçekleştirildiğinden hastalar açısından çok daha konforlu olmaktadır. Ameliyat sonrası hastaların ağrısı daha az olmakta ve iyileşme süresi daha kısa sürede gerçekleşmektedir.

 

Tedavi bittikten sonra takip nasıl olmaktadır ?

Bu hastalarda belirli aralıklarla kontroller mutlaka yapılır. İlk iki yıl, 3 - 6 ayda bir, daha sonraki dönemde yılda bir bazı incelemeler tekrar edilmektedir.

 

Mide kanserinden korunmak için neler yapılabilir ?

Elbette hastalığa yönelik genetik bir eğilim varsa bunun önüne geçmek mümkün değildir. Ancak hastalık sadece genetik yatkınlık ile ilgili değildir. Bu yüzden yüksek ısıda pişirilmiş etlerden, aşırı tuzlu gıdalardan (turşu, soya sosu, tuzlanmış balık vb.) ve özellikle içerisinde çok sayıda nitratlı katkılar bulunan hazır gıdalardan uzak durulmalı, bunun yerine sebze ve meyve tüketimi arttırılmalıdır.

 

Tüm mide kanserleri birbiriyle aynı mıdır ?

Kanserler bir çok özellikleri bakımından birbirinden farklı özellikler göstermektedir. Bu nedenle ameliyattan önceki ve sonraki dönemde hastalığın seyri de değişkenlik arz eder. Ancak bu özelliklerin ve hastalığın evresinin iyi anlaşılması için ameliyatta çıkarılan mide ve lenf bezlerinin patoloji laboratuarında incelenmesi gerekmektedir.

 

Mide ameliyatlarından sonra beslenme nasıl olmalıdır ?

Özellikle midenin tamamının alındığı durumlarda ortaya çıkabilen başlıca sorunlar; yağların sindirimindeki bozukluk, laktoz tahammülsüzlüğü ve gıdaların aniden ince bağırsaklara geçmesi sonrasında ortaya çıkan “damping sendromu” denilen durumdur. Yemeklerden sonra dolgunluk hissi, karın bölgesinde kramplar, halsizlik, yüzde kızarma, baş dönmesi, ishal ve terleme gibi şikayetleriniz oluyorsa doktorunuzu bilgilendirin. Bu durumlar için alınabilecek önlemleri şu şekilde sıralayabiliriz: Yavaş yavaş ve iyi çiğneyerek yemek yemeye gayret edin. Az ve sık aralıklarla beslenin. Öğün sayısını 6-8’ye çıkarın. Yemek sırasında çok miktarda sıvı içmeyin. Şekerli gıdalara dikkat edin. Aç karnına şekerli gıdaları tüketmeyin. Genel olarak yumurta, yumuşak etler, balık, yoğurt, peynir, tereyağı gibi kalori ve protein değeri yüksek gıdaları tercih edin. Çeşitli gıdaları diyetinize yavaş yavaş ekleyin, çünkü meyve, sebze ve kepekli tahıllar beslenme açısından önem taşırlar. Yağlı gıdalara toleransınız az ise onların miktarını yayaş yavaş arttırın. Bazı durumlarda ekstra kalori için hazır besin takviyesi de gerekebilmektedir.